Cuma, Ocak 08, 2016

2016’da E-Ticareti Neler Bekliyor?

Hala toplam perakende satışlarının büyük çoğunluğu e-ticaretten gelmese de, 2016 yılında perakende sektöründe e-ticaret’in önemi büyük olacak.


Lojistik yazılımı firması TrueShip, yeni yılda e-ticarette gerçekleşmesini beklediği 10 maddeyi açıkladı.

  1. Amazon yeni Walmart olmaya aday: Amazon 2015 yılında Walmart’ı piyasa değerinde geride bıraktı. 2016’da ise TrueShip Amazon’un sisteminde barındırdığı küçük işletmeleri birer satış platformu da olarak konumlandırarak Walmart’ın güçlü yapısını etki, önem ve saygınlık konusunda etkileyeceğini öngörüyor.
  2. E-ticaret tüm perakendenin %10’unu oluşturacak: 2014 ve 2015 arasında yıllık %17 büyüme oranı yakalayan e-ticaretin mevcut perakende içindeki %7 oranının 2016 yıl sonunda %10’a çıkması bekleniyor.
  3. Facebook, markaların daha aktif kullandığı YouTube’a yetişip onu geçecek: Hala çoğu markalar video içeriklerini paylaşmak için YouTube kullanıyor fakat Facebook videolar daha fazla gösterim almaya başladı. 2016’da bunun Facebook’u markaların en çok video içeriklerini kullandığı medya yapacağı öngörülüyor.
  4. Duygusal bağlar kurularak yapılan alışveriş yeni standart olacak: Online perakendeciler alışverişlerde daha “duygusal” araçlar kullanmaya başlayacaklar. Paylaşılan alışveriş listeleri, tüketici tavsiye mekanizmaları, online sosyal alışveriş komuniteleri gibi.
  5. Büyük zincir perakendecilerini mağaza içi teslimat kurtaracak: Mağaza içi teslimat eve teslimden çok daha hızlı ve kargo ücreti yok. Bu büyük perakendecileri online rekabette sahada tutacak bir madde olacak.
  6. Amazon rakipleri Prime’a benzer portaller oluşturacak: NewEgg gibi online perakendeciler ShopRunner benzeri platformlarda yer alarak Amazon Prime'a alternatif bir model sunmaya çalışıyorlar. Amazon Prime’ın barındırdığı özelliklerin hepsini barındırmaları mümkün gözükmüyor ve bu alanda hala boşluk olduğu görülüyor.
  7. Dronelar sipariş teslimine başlayacak: Amazon Prime Air ile drone dönemi resmen başlıyor. 1-2 saat içinde ürün teslimlerini daha sık duyacağız.
  8. Pazaryeri tarzı satışlar endüstriyi kalkındıracak: Etsy, eBay gibi pazaryerleri ürünlerini internette satmak isteyen kullanıcılara dünyanın her yerine ürün satabilme imkanı vererek endüstriyi büyütmeye ve geliştirmeye devam edecek.
  9. Mobil alışveriş masaüstü alışverişi geçecek: TrueShip 2016 tatil dönemlerinde yapılacak alışverişlerin %60’ının akıllı telefonlardan ve tabletlerden yapılacağını öngörüyor.
  10. Tüketiciler sorunsuz iade süreci bekleyecek: Kolay online iade başlatma ve iade takip sistemi olan perakendeci rekabette bir adım önde olacak.
Kaynak: http://www.trueship.com/blog/2016/01/05/the-future-of-ecommerce-10-predictions-for-2016/

Çarşamba, Kasım 18, 2015

İnceleme: 12 inç Retina ekranlı MacBook

Merhabalar,

Bugün bir Apple ürünü incelemesiyle karşınızdayım. Herkes gibi ben de 12 inch Retina ekranlı MacBook tanıtıldığında çok heyecanlanmıştım ve “benim için mükemmel” olacağını düşünmüştüm.

İş yerinde ve evde 2.3GHz i7 işlemcili 15" Retina ekranlı MacBook Pro kullanıyorum ve tahmin edebileceğiniz gibi performanstan yana hiçbir sorunum yok. Aksine 256GB SSD ve 8GB DDR3 ram ile her işlemi çok hızlı tamamlayabiliyorum. İş yerinde sıklıkla Apple’ın Mail ve Takvim uygulamasını, MS Excel ve Google Chrome uygulamalarını kullanıyorum. Yani heavy-user diye adlandırılan bilgisayarda oyun oynayan, video editleyen biri değilim. Ancak 15" Retina MacBook Pro'nun ağır olması hep beni daha hafif ve fakat aynı zamanda Retina ekranı olan bir MacBook Air çıksa da alsam diye düşündürüyordu.



12” Retina ekranlı MacBook duyurulduğunda işte benim yeni bilgisayarım bu olmalı diye düşündüm fakat teknik özellikleri açıklandığında hayal kırıklığı yaşadım. MacBook'ta düşük güç tüketen Intel Core M işlemci olması performans problemleri yaşatabilirdi ve içimdeki “hemen almalıyım” hissi birden kayboldu.

Geçen hafta 12” Retina ekranlı MacBook’u test etme fırsatım oldu. Doların yükselmesiyle 5199 TL’den başlayan fiyatı ile gözümü korkutsa da standart ve heyecan verici kutu açmadan sonra hemen 15” MacBook Pro’mda kullandığım uygulamaları kurdum. İşte benim gözümden artıları ve eksileri:

Artıları:

Cuma, Kasım 06, 2015

Amazon Neden Fiziksel Bir Kitapçı Açtı?

Amazon “Amazon Books” adını verdiği ilk fiziksel kitapçısını açtı.

Amazon, Seattle Üniversitesinde amazon.com’da bulunan en popüler kitapları web sitesindeki fiyatlarıyla satışa sunuyor. Ars Techica “Amazon Books”un nasıl çalıştığıyla ilgili detaylı bir inceleme paylaştı fakat biz neden dijital bir markanın, hem de birçok fiziksel markanın kapanmasına yol açan bir dijital markanın neden fiziksel mağaza açtığına bakalım.

Cevaplar aslında çok açık. Amazon’un elinde diğer kitapçıların ancak rüyalarında görebileceği kadar veri var. Amazon’un fiziksel perakendedeki deneyim eksikliğini elindeki veriler kapatıyor. Kullanıcı oylamalarından, yorumlara, ön sipariş sayılarından, satış adetlerine kadar yüzlerce veriye sahip olan Amazon, Goodreads üzerindeki tavsiyelerin popülaritesini bile kullanabiliyor. Fiziksel perakendeciler açısından böyle bir veriye sahip olmak gerçekten çok önemli. Stok tutma maliyetini düşünmeye bile gerek yok. Tabi büyük kitapçıların da büyük verileri var fakat Amazon’un verilerinin büyük olması dışında real-time yani anlık olması da bir avantaj. Bu Amazon’un fiziksel mağazasında ne tutup tutmayacağına çok daha “agile” çevik karar vermesine olanak sağlıyor.

Amazon Books yöneticisi Jennifer Cast fiziksel mağazayı “Amazon.com’un online alışverişdeki avantajini offline ile birleştiren fiziksel uzantısı” olarak nitelendiriyor.

Bu Amazon’un potansiyel avantajlarını da özetliyor aslında, sadece kullanıcıların alması muhtemel kitapları stoklaması dışında, offline müşteri deneyiminin de online deneyim ile paralel gitmesine olanak sağlayacak.

Tüm kanallardan pazarlamanın önemi gün geçtikçe artarken müşteri deneyimini tutarlı sunmak büyük bir hedef ve Amazon bunu sağlayacak gibi duruyor.

Örnek olarak aşağıda resme bakalım. Amazon Books, Amazon.com’da yazılan bir yorumu kitap rafında göstererek online ve offline deneyim harmanlanıyor.

Diğer bir örnekte ise Amazon web sitesindeki puanlamaları raflara taşımış. 4.8 yıldız ve üstü alan kitaplar için ayrı bir bölüm oluşturmuş. Burda da yine kullanıcı online deneyimde alışık olduğu bir deneyimi fiziksel bir ortamda yaşamış oluyor.


Kitap Dışındaki Ürünler de Sergilenebilir

Kitap satmak dışında Amazon Books’a gelen bir kullanıcı Amazon’un diğer cihazlarını da deneyebiliyor olacak, örneğin Kindle ve Fire TV. Amazon’un müzik paylaşım platformu Prime Music’ten müzikler hoparlörlerden yükseliyor. Amazon’un fiziksel bir ortamda ürünlerini göstermesi için de bu mağaza çok uygun. Yine bu diğer kitapçıların sunamayacağı bir hizmet, tüm ürünlerini stoklamak ve tamamen fiziksel bir marka deneyimi sunmak.

Rakiplerin Reaksiyonları

James Daunt, Waterstones’un yöneticisi projenin fos çıkmasını umduğunu paylaşıyor. Sizi bilmem ama bu ifade bana endişeyi hissettiriyor. Fiziksel perakendeciler mevcut ortamda kâr etmekte zorlanırken modellerinin modasının geçtiğini de anlamaları gerekiyor çünkü değişen pazara adapte olmakta çok yavaş kalıyorlar. Amazon Books’un gelecekte ne gibi yenilikler sunacağı ise merak konusu.
Selamlar.

Avrupa’da Ortalama Online Harcama 2015

Avrupa birçok farklılığa sahip bir kıta, sadece kültür ya da konuşulan dil olarak değil, e-ticarette de kullanıcılar ülke bazında farklılıklar gösteriyor. İngiltere’de e-ticaret artık olgunluk (maturity) çağına gelmiş olmasına rağmen kıtanın doğusunda bulunan ülkelerde hala gelişiyor. Online harcama konusunda da durum farklı değil.

Expert Market tarafından Statistisa’nın Dijital Pazar Bakışı verilerinden hazırlanan infografiğe göre harcama alışkanlıkları şöyle. Global ölçümlemeye göre Avrupa online harcamada diğer kıtalara yakın. Norveç 2015 yılı için ayda ortalama 2,448 dolar online harcama ile genel sıralamada ikinci sırada. Birinci sırada ise 2,868 dolar ile Hong Kong bulunuyor. İlk 10 ülke arasında tam 7 Avrupa ülkesi bulunuyor. Avrupa sıralaması şöyle:


Perakende Haberleri #5

Merhaba,

Yurtdışında e-ticaret sektörü Noel’in ve yılbaşının yaklaşmasıyla daha da hareketlenmeye başladı. Bu nedenle tatil döneminde dikkat etmemiz gerekenleri ve perakende sektöründen son haberleri aşağıdan okuyabilirsiniz.
Perakende Haberleri
  1. Facebook reklamlarına nasıl yaklaştığınızı tekrar gözden geçirin: Facebook’un yaptığı son güncelleme ile (https://www.facebook.com/business/news/updating-cpc-on-facebook) CPC yani cost per click artık sadece web sitelerine ve uygulamalara yapılan clickleri sayacak. Yani beğeniler, paylaşılar ya da yorumlar için para ödemenize gerek yok. Perakendeciler artık yaptıkları reklam yatırımlarının dönüşlerini daha sağlıklı görüyor olacaklar. Şunu unutmamak gerekir ki sosyal clickler etkileşimi artırır ve gelecekteki satışlara yardımcı olur, markaların Facebook reklamlarında şimdiki zaman yerine bu ikisini düşünmesine fayda var.
  2. McKinsey’in yaptığı bir araştırmaya göre ambalajlı tüketici ürünlerinin (consumer packaged goods) e-ticaret’te yeteri kadar yer almıyor ve bu endüstri firmaları yeni teknolojilere yatırım yapmıyor. McKinsey’in iddiasına göre firmalar e-ticaret’i görmezden gelmede son noktadalar, bundan sonra onları daha zor zamanlar bekliyor.
  3. Çin’in en büyük mesajlaşma platformu WeChat mobil ticareti büyütüyor: WeChat’i hepimiz Çin’in favori mesajlaşma uygulaması olarak biliyoruz fakat kullanıcılar bir mesajlaşma uygulamasından daha fazlasını WeChat’te yapabiliyor. Taksi çağırabiliyor, sinema/tiyatro bileti satın alabiliyor, doktor randevularını ayarlayabiliyorlar, hatta kişiye özel tasarıma sahip ayakkabı bile satın alabiliyorlar. Çin’de e-ticaretin %50’sinin mobil cihazlar üzerinden yapıldığı biliniyor ve 600.000’den fazla aylık aktif kullanıcısı olan WeChat’in bu pastada payı çok büyük: http://digiday.com/brands/wechat-mobile-commerce/
  4. Amazon’un kurucusu ve CEOsu Jeff Bezos ABD’nin 3. en zengin adamı oldu: Bill Gates ve Warren Buffet’ın ardından gelen e-ticaret devi Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, Amazon hissesinin geçen hafta 600 doların da üstüne çıkmasıyla ABD’nin en zengin üçüncü adamı oldu. via
  5. Google’ın DoubleClick billboardları web reklamlarını Londra sokaklarını taşıyor: Google sahip olduğu online reklam ve pazarlama şirketi DoubleClick’in reklamlarını Londra sokaklarında billboardlarda göstermeye başladı. Test edilen teknoloji ile milyonlarca web sitesi arasından gerçek zamanlı toplanan veriler sonucu lokasyon, hava durumu, lokasyondan geçen insan tipi, yerel etkinlikler ve trafik bilgisini harmanlayarak billboardlarda ilgi çekici reklamlar gösteriliyor. Waterloo İstasyonu ve Euston Yolunda da görülebilecek billboardlar Londra’nın en çok trafiğe sahip bölgelerine yerleştiriliyor. Şirketin söylediğine göre teknoloji henüz emekleme aşamasında ama günün birinde siz billboardun yanından geçerken az önce aradığınız ve almayı düşündüğünüz o MacBook’un gözükmesi çok ilginç olacağa benziyor. via
  6. Econsultancy’nin yaptığı bir çalışmaya göre Asya-Pasifik ülkeleri multi-kanal pazarlamada Kuzey Amerika’nın bir hayli gerisinde: Multichannel Reality raporuna göre daha önceden 2015’deki multi-kanal pazarlamayı bir fırsast olarak gören APAC ülkelerinde şirketler pek yol katetmemiş gibi gözüküyor. Amerika firmalarının %29’u tüm kanallarda entegre bir pazarlama yaklaşımı sergilerken APAC’da yalnızca %14’ü böyle çalışıyor. Aynı araştırmada pazarlamacılara sorulan entegre pazarlama aktivitelerinde önünüzdeki engelleri değerlendirin sorusunda teknoloji platformları ve tamamen farklı veri kaynakları ilk sıraları alırken bunu organizasyonel yapı ve müşteri yol haritasının karışık olması izliyor. via
  7. Büyük perakendeciler müşterilerini daha iyi tanımak ve onların alışveriş alışkanlıklarını öğrenebilmek için yeni yöntemler geliştirmeye çalışıyorlar. Bunu mağazalarının genelde en köşesinde duran ve kimsenin kullanmak istemediği o ekranlarla da yapmaya çalışıyorlar. Omni-channel stratejisi de zaten bunu gerektiriyor. Kullanıcıya “AA demek sen beni tanıyorsun!” dedirtmek için bu ekranları da kişiselleştirmek gerekiyor. Kullanıcılarına aylık makyaj malzemeleri gönderen Birchbox, Manhattan’daki mağazasında bu deneyimi o sıkıcı ekranlara ihtiyaç olmadan ziyarete gelen kullanıcılarına sunmaya çalışıyor. Fiziksel mağazasında “super human” adını verdikleri ürünler hakkında derin bilgiye sahip satış danışmanlarını mağazaya gelen kullanıcı hakkında da gerekli bilgilerle besliyorlar. İnsan etkileşimi kullanarak kişiselleştirme deneyimi tüm perakendecilerin ulaşmak istediği nokta aslında. Kullanıcılar gerçekten bir fiziksel mağazaya geldiklerinde o sıkıcı ekranları kendileri kullanmak istemiyorlar. via
  8. Instagram’ı günbegün bir pazarlama mecra olarak gören firma sayısı artıyor. Yapılan bir araştırmaya göre 2017 yılına kadar Instagram’ı pazarlama aracı olarak Amerikan firmalarının %71’i kullanmaya başlayacak. 2 yıl içinde Instagram’ın Twitter’dan daha popüler olacağı öngörülüyor. Türkiye’de reklamları yeni açmış olsa da bu alana eğilmekte fayda var. via
  9. Firmaların %89’u analitik araçlarına yatırım yapmayı düşünüyorlar. Herkesin sık sık kullandığı big datanın daha da önem kazanacağını gösteren ankette ankete katılanların %56’sı henüz yatırımlarının başında olduklarını paylaşmış. via
  10. En ucuz uçak bileti ve tatil için 1000’den fazla havayolu ve tatil seçenekleri arasından arama yapan Expedia’nın Airbnb’nin rakibi olan HomeAway’i 3.9 milyon dolara alacağı konuşuluyor. Expedia’nın hisse başına 38.31 dolar ödeyeceği iletiliyor. Bu satın alma konuşmaları başlamadan önce %20 daha düşüktü. Airbnb ve benzer startuplar seyahat ve tatil pazarını “disrupt” ediyorlar ve büyük oyuncular bu startuplara göz dikmiş durumda. via