Çarşamba, Kasım 18, 2015

İnceleme: 12 inç Retina ekranlı MacBook

Merhabalar,

Bugün bir Apple ürünü incelemesiyle karşınızdayım. Herkes gibi ben de 12 inch Retina ekranlı MacBook tanıtıldığında çok heyecanlanmıştım ve “benim için mükemmel” olacağını düşünmüştüm.

İş yerinde ve evde 2.3GHz i7 işlemcili 15" Retina ekranlı MacBook Pro kullanıyorum ve tahmin edebileceğiniz gibi performanstan yana hiçbir sorunum yok. Aksine 256GB SSD ve 8GB DDR3 ram ile her işlemi çok hızlı tamamlayabiliyorum. İş yerinde sıklıkla Apple’ın Mail ve Takvim uygulamasını, MS Excel ve Google Chrome uygulamalarını kullanıyorum. Yani heavy-user diye adlandırılan bilgisayarda oyun oynayan, video editleyen biri değilim. Ancak 15" Retina MacBook Pro'nun ağır olması hep beni daha hafif ve fakat aynı zamanda Retina ekranı olan bir MacBook Air çıksa da alsam diye düşündürüyordu.



12” Retina ekranlı MacBook duyurulduğunda işte benim yeni bilgisayarım bu olmalı diye düşündüm fakat teknik özellikleri açıklandığında hayal kırıklığı yaşadım. MacBook'ta düşük güç tüketen Intel Core M işlemci olması performans problemleri yaşatabilirdi ve içimdeki “hemen almalıyım” hissi birden kayboldu.

Geçen hafta 12” Retina ekranlı MacBook’u test etme fırsatım oldu. Doların yükselmesiyle 5199 TL’den başlayan fiyatı ile gözümü korkutsa da standart ve heyecan verici kutu açmadan sonra hemen 15” MacBook Pro’mda kullandığım uygulamaları kurdum. İşte benim gözümden artıları ve eksileri:

Artıları:

  • Mükemmel tasarım: Teste gelen MacBook 128GB space gray modeliydi. Rengi telefonum ile de uyumlu olan MacBook’un tasarımı gerçekten dikkat çekiciydi. Ön kapağında her ne kadar yıllardır alıştığımız Apple logosunun ışığı olmasa da Apple’ın üretmiş olduğu bir ürün olduğu ilk bakışta anlaşılıyordu.
  • İncelik: Yıllardır inceliğiyle pazarda önemli bir yere sahip olan ve diğer tüm markaların benzetmeye çalıştığı MacBook Air’dan bile daha ince olan MacBook ile telefonumu yan yana koyduğumda neredeyse incelik farkı yok.
  • Hafiflik: 15” Retina ekranlı MacBook Pro’dan sonra ne alsam hafif olacaktı fakat ürün gerçekten hafif. 1 kg’nın altında olan MacBook’un bu açıdan rakibi olduğunu düşünmüyorum.
  • Retina ekran: Önceden de söylediğim gibi Retina ekran kullanmaya artık alıştığım için bunun dışındaki her ekran tipinde gözümün bozulduğunu hissediyordum. 11” ya da 13” MacBook Air almama tek neden de Retina ekrandı. 2304 x 1440 çözünürlük sunan 12” ekran retina keyfini gerçekten hissettiriyor.
  • Sessizlik: Ara ara kullandığım MacBook Pro’nun fanından gelen sesleri duyabiliyordum fakat 12” Retina ekranlı MacBook’ta fan sesinden eser yok, çünkü bir fanı yok.


Eksileri:

  • Pil Ömrü: 9 saate kadar wireless bağlantı ile güç sunduğunu iddia edilen MacBook’ta ne yazık ki ben bu süreleri göremedim. Görebildiğim en uzun süre wireless bağlantıda 6 saati.
  • MagSafe’sizlik: Apple taşınabilir bilgisayarlarda MagSafe teknolojisini sunduğunda manyetik olarak bilgisayara tutunmuş bir şarj kablosunun çok işe yaradığı ile ilgili reklamlar yapmıştı fakat MacBook’ta ne yazık ki tek port var, USB-C. USB-C portundan şarj olan MacBook’un şarj kablosuna ayağınız takıldığında ince, hafif olan MacBook’a zarar verme olasılığınız çok yüksek. Bunun yanında USB-C kablosu da çok çirkin ve kırılabilir duruyor. Dikkatli olmakta fayda var. Yine alıştığımız adaptör kablosu sarma olayı bu adaptörde yok.
  • Klavye: Bunu bir eksi olarak nitelendirmeli miyim bilmiyorum fakat yazım hissi alışılagelmiş klavyelerden farklı. Tuşa bastığınızda tuşa basma hissi hissetmiyorsunuz ama hızla alışıyorsunuz.
  • İşlemci: Benim için en büyük eksisi MacBook’un işlemcisi. Tabi Intel Core M işlemci hem düşük güç tüketimi hem de fana ihtiyaç duymamasından dolayı sessiz fakat benim gibi çok ağır işler yapmayan birini bile işlemci bazen sinirlendirebiliyor. Örneğin Google Chrome’da 1080p bir video izlerken scroll-down da nadiren takılmalar yaşanıyor.


Artıları ve eksileri yukarıda belirttiğim gibi ve ben şimdilik bu versionu “pas” geçmeye karar verdim. Bana bu MacBook nedense iPad’in ilk versionunu hatırlatıyor. İlk çıktığında çok ilgi çeken fakat çok büyük/ağır olan iPad 1’den sonra gelen iPad 2 hem ince hem de çok daha hafifti. Ben de bundan sonraki sürümde MacBook’un daha iyi ve alınabilir olacağını düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder